ÖZMEN: AVUKATLAR DEMOKRASİNİN TEMEL GÜVENCESİDİR

ozmen-avukatlar-demokrasinin-temel-guvencesidir

5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması yapan Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Ahmet Özmen, avukatların tarih boyunca hukukun gelişimine paralel olarak daima barışın, özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin savunucuları olduğunu belirterek, “Bu sebeple avukatlar hak arama özgürlüğünün, savunma hakkının, hukuk devletinin ve demokrasinin de en temel güvencesidir” dedi.
05 Nisan 2018 Perşembe 17:37

 HABER/Sedat IRMAK

Diyarbakır Barosu, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.

Avukatların cüppeleriyle katılarak, Sur ilçesinde silahlı çatışmalar sırasında hayatını kaybeden eski başkanları Tahir Elçi’nin fotoğrafının yer aldığı Kürtçe ve Türkçe “Seni Unutmayacağız” pankartı açtı.

Burada avukatlar adına konuşan Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Ahmet Özmen, bir avukatlar gününü daha, ağır hukuki, siyasi ve toplumsal krizlerin yaşandığı bir ortamda karşıladıklarını öne sürdü.

“Ülkede yaşananlar yeni sorun alanı yaratmıştır”



Özmen, yaşanan olumsuz gelişmelerin sadece hukuk alanında değil toplumsal yaşamın tamamında ciddi sorunlara yol açtığını iddia ederek, “Bir hukuk örgütü olarak 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle bugün sadece savunma makamını temsil eden avukatların, yargı ve hukuk sisteminin yaşadığı sorunları ve sorunların çözümüne ilişkin önerilerimizi sizlerle paylaşmak isterdik. Ancak son yıllarda ülkemizde yaşanan olumsuz gelişmeler sadece hukuk alanında değil toplumsal yaşamın tamamında yeni sorun alanları yaratmıştır” dedi.

“OHAL ve KHK’larla antidemokratik alan yaratılmış”

OHAL ve KHK’lerle başlatılan toplu ihraçlar, basın yayın kuruluşları ile dernek ve vakıfların kapatılması, belediyelere kayyım atanması ve belediye başkanlarının tutuklanması ile milletvekillerinin meclis yerine cezaevlerinde tutulması gibi uygulamaların sürdüğünü öne süren Özmen, “Bu süreçte vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesinden, sendikal özgürlük ve çalışma hürriyetlerinin elinden alınmasına varacak kadar geniş bir antidemokratik alan yaratılmış olup, bu ortamdan neredeyse herkes mustarip bir duruma düşmüştür” ifadelerini kullandı.

“Güvenlikçi politikalar çözüm değildir”

 2015 yılında yeniden başlayan çatışmalı süreç ile birlikte Kürt sorununun yeniden şiddet sarmalına itildiğini öne süren Özmen, “Son 30 yılı çatışmalarla geçmiş, on binlerce insanımızın ölümüne sebebiyet vermiş, tarihi, toplumsal ve siyasal bir mesele olan Kürt meselesinin çözümüne bir katkısı olmayacaktır. Her koşulda ve her süreçte belirttiğimiz üzere; Kürt meselesinin yegane çözümünü, sorunun şiddet ve güvenlikçi politikalardan arındırılarak, diyalog ve müzakere kanallarının güçlendirilmesiyle mümkün görmekteyiz. Bugün toplumun tüm kesimlerinde benzer yeni bir sürecin başlatılmasına yönelik beklenti bilinen bir realitedir. Bu sebeple her türlü siyasi kaygıların bir tarafa bırakılarak bu can yakıcı meselenin çözümü konusunda diyalog ve müzakereyi önceleyen her türlü adımın atılmasının gerekliliğini bir kez daha vurgulamak isteriz” dedi.

“Tahir Elçi tüm mazlumların avukatı olmuştur”

Ebedi başkanları Tahir Elçi’nin faillerinin tespit edilmemesinin, soruşturma dosyasında şüpheli olması gereken görevlilerin tanık olarak dinlenilmesinin, hükümet yetkililerin söz ve taahhütlerine rağmen hiçbir ilerleme kaydedilmeyen soruşturmada güncel siyasi gelişmelerin izdüşümünün görüldüğünü iddia eden Özmen, “Tahir Elçi tüm mazlumların ve kamuoyunun vicdanının sesi ve avukatı olmuştur. Tahir Elçi’ye kastetmek, vicdana, hukuka ve adalete kastetmektir. Bizler Diyarbakır Barosu olarak her 5 Nisan’ı buruk karşılayacağız. Tahir Elçi’nin aramızda olmayışı bizleri sadece hüzne boğmuyor, aynı zamanda faillerinin tespit edilmemesi de öfkemizi her geçen gün büyütüyor. Ne yazık ki Tahir Elçi’nin isminin verildiği parkların dahi isimlerinin değiştirilmesi ve soruşturma dosyasının kamuoyu gündemden düşürülmesi Tahir Elçi’yi ve savunduğu değerleri unutturmaya yönelik çabalardır. Tahir Elçi ömrünü insan hakları mücadelesine adamış bir insan hakları savunucusu olarak insan onuru ve demokrasi için hayatını ortaya koymuştur. Onun tüm bu çabaları ve mücadelesi karşısında, devletin Tahir Elçi’ye, ailesine ve baromuza karşı bir borcu olarak faillerin ve arkasındaki odakların tespit edilip haklarında kovuşturma yapılması ve adaletin tecellisinin sağlanması için gerekli tüm çalışmaların titizlikle yapılması gerekmektedir” diye konuştu.

“Avukatlar demokrasinin temel güvencesidir”

Avukatların tarih boyunca hukukun gelişimine paralel olarak daima barışın, özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin savunucuları olduğunu belirten Özmen, ”Bu sebeple avukatlar hak arama özgürlüğünün,  savunma hakkının, hukuk devletinin ve demokrasinin de en temel güvencesidir. Diyarbakır Barosu, savunduğu değerlerin gereği olarak her zaman hak ve özgürlükleri ihlal edilen, adaletsizliğe uğrayan mağdurların yanında olmuştur. Bundan böyle de olmaya devam edecektir” şeklinde konuştu.

Yapılan açıklamanın ardından avukatlar adliye önünden ayrıldılar.


Haber okunma sayısı: 51

Haberin etiketleri:

etiket


Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

DİYARBAKIR - HAVA DURUMU

DIYARBAKIR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ