ASKERİN İŞKENCEYLE ÖLDÜRÜLMESİ DAVASINDA CEZA ERTELEMESİ

askerin-iskenceyle-oldurulmesi-davasinda-ceza-ertelemesi

KKTC'de Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı'nda 2011'de vatani görevini yaparken, 'disko' adı verilen disiplin koğuşuna konulan ve işkence sonucu yaşamını yitiren er Uğur Kantar ile 4 askerin dövülmesine ilişkin davada, tutuksuz sanık Recep Tekin’in davası Diyarbakır'da da görülüyor. Davada Tekin'e verilen ceza, yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirilerek ertelendi.
05 Mart 2018 Pazartesi 17:50

DİYARBAKIR- KKTC'de konuşlu bulunan Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı'nda 2011'de vatani görevini yaparken, 'disko' adı verilen disiplin koğuşuna konulan ve işkence sonucu yaşamını yitiren er Uğur Kantar ile 4 askerin dövülmesine ilişkin davada, tutuksuz sanık Recep Tekin, 5 askere yönelik 'basit kasten yaralama' suçundan 5 kez, 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Olay tarihinde koğuşta 'gardiyan' olarak görev yapan ve askerliğinin sona ermesi nedeniyle ikamet ettiği Diyarbakır'da yargılanan Tekin'e verilen ceza, yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirilerek ertelendi. Uğur Kantar'ı işkenceyle öldürüldükleri gerekçesiyle, Fırat Keser ve Ayhan Arslan da daha önce ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı.

Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı'nda içtimaya geç kaldığı için 'disko' adı verilen disiplin koğuşuna konulan ve 25 Temmuz 2011 tarihinde ağır yaralı olarak Girne Askeri Hastanesi'ne kaldırılan er Uğur Kantar 12 Ekim 2011 günü yaşamını yitirdi. Yapılan araştırmada, Kantar'ın koğuşta 'gardiyan' olarak görevli askerlerce dövüldüğü, susuz bırakıldığı, tuvalete gitmesine izin verilmediği, elleri sandalyeye kelepçelenmiş halde güneşin altında bekletildikten sonra fenalaşıp, hastaneye kaldırıldığı ortaya çıktı. Soruşturmanın sonunda, askeri cezaevinde gardiyan olan Piyade Çavuş Ayhan Arslan ile Fırat Keser hakkında, 'ağırlaştırılmış işkence', Çavuş Recep Tekin hakkında ise 'Basit yaralama' suçundan dava açıldı.

Yargılamayı yapan Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi, sanığın terhis olması nedeniyle 16 Aralık 2011 günü dosya hakkında görevsizlik kararı verdi. Bunun üzerine dosya önce Elazığ Ağır Ceza, daha sonra Silifke Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Dosya son olarak Recep Tekin'in ikamet ettiği Diyarbakır'a gönderildi. Diyarbakır 11'inci Asliye Ceza Mahkemesi de 13 Mayıs 2015 tarihinde, Uğur Kantar'a yönelik eylemin 'nitelikli işkence' olduğunu, sanığın ağırlaştırılmış ömür boyu hapisle yargılanması gerektiğini belirterek, görevsizlik kararı verip, dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.

Kepini düzelttiği için dayak



Recep Tekin hakkında, yaşamını yitiren Uğur Kantar'ın da aralarında olduğu 5 askere işkence ettiği iddiasıyla açılan davaya, Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, 2015 yılında başlandı. Askeri Savcılık iddianamesinde, Tekin'in 2011 yılı Temmuz ayında, kepini düzelttiği ve imza attığı belgede imza yerini taşırdığı için İsa Büyükesen'in kafasına vurduğu, Kazım Kızğı'ya tekme ve tokat attığı, spor yapamadığı için göğüs kafesine kafa attığı, yatağı bozuk olduğu ve tıraş olmadığı iddiasıyla Yusuf Kural'a tokat ve yumruk attığı, nedensiz yere Enes Çelik'in kafasına yumruk attığı belirtildi. Tekin'in, spor hareketlerini tam yapamadığı için Uğur Kantar'ın alnına ve ensesine birden fazla kez yumruk attığı belirtilen iddianamede, sanığın Kantar'ı 'koğuşta sabit durma cezası' adı altında esas duruşta beklettiği ve kımıldadığı gerekçesiyle tekme ve tokat ile dövdüğü belirtildi.

İfadesi alınan tutuksuz sanık Recep Tekin, disiplin koğuşunda gardiyan olduğunu belirterek, kimseye vurmadığını, gardiyanlara karşı önyargılı oldukları için askerlerin bu şekilde ifade verdiğini belirtti.

Baygınken kelepçe takıp, güneşin altında oturttular

Mağdur İsa Büyükesen ise ifadesinde, cezaevinde şiddet gördüklerini belirterek, "Güneşin altında bir saatlik spor sırasında sadece bir kez su içmemize izin veriliyordu. Her anımız cezalıydı. Otururken kıpırdamak yasaktı. Yatakta bile sırt üstü, esas duruşta, kıpırdamadan yatmamız istenirdi. Ses çıktığında yatakhaneye girip, örtünün bozulup bozulmadığına göre hareket ediyorlardı. Bir onbaşı, uydurduğu kurallar doğrultusunda hareket etmeyenlere ceza verdiriyordu. Kendilerince belirledikleri oturma şekli vardı. Bu oturma şekline uymayanları güneşin altında bekletiyor, dövüyorlardı. Zorla spor yaptırıyorlar, yapamayanlara ceza veriliyordu" dedi.

Sanıktan şikâyetçi olduğunu söyleyen mağdur Kazım Kızğı ise Uğur Kantar'a yapılanları gördüğünü belirterek, "Recep Tekin, gece kımıldadığı için Uğur'u tekme ve tokatla dövdü. Recep Tekin, Ayhan Arslan ve Fırat Keser bize sürekli işkence yapıyorlardı. Yemeği bir dakika içinde bitirmemizi istiyorlar ve su vermiyorlardı" diye konuştu.

'Zevk olsun diye işkence yapıyorlardı'

Mağdur Yusuf Kural da yatak bozuk olduğu ve sakal tıraşı olmadıkları zaman kendilerine yumruk atıldığını belirterek, "Ayhan ve Fırat sürekli bize dayak atıyordu. Su istediğimiz zaman vermiyorlardı. Kaldırım taşında 3 saat ellerim ve kafam dizlerimin önünde bekletip, ızdırap çektirdiler. Bu işkenceleri zevk olsun diye yapıyorlardı. Uğur'un böbrek hastalığı vardı, ihtiyaçları karşılanmıyordu. Gardiyanlar tarafından dövüldü ve lavaboya götürüldü. Gardiyan Ayhan kafasını lavabo taşına vurdu. Sonra Uğur'u bahçeye getirdiler, baygın gibiydi. Sandalyeye oturttular ve ellerini kelepçelediler. Güneşin alnında beklettiler. Biz o sırada 'ızdırap taşı' denilen kaldırım taşlarında oturuyorduk" ifadelerini kullandı.

'Ceza alan askerleri güneşte oturtuyorlardı'

Recep Tekin'in 2 kez gereksiz yere kafasına yumruk attığını söyleyen Enes Çelik ise "Cezaevine ilk girişte askerlere tokat atıyorlardı. Bana da cezaevine girdiğimde tokat attılar. Askerleri güneşte oturtuyorlar, susuz bırakıyorlardı. Uğur, hasta olduğundan su vermiyorlardı. Yemek için 5 dakika vakit veriyorlardı. O sürede yemeği yemezsek aç kalıyorduk. Defalarca dövdüklerine şahit oldum" dedi.

'10 saniyede büyük abdestimizi yapmaya zorluyorlardı'

Askeri mahkemedeki dosyanın mağdurları İlhan Altınok, Adil Vural ve Kemal Karadağ da askeri cezaevinde şiddete maruz kaldıklarını belirterek, "Cezaevindeki gardiyanlar bize işkence yaptı. Vatani görevimi yapmaya gittim. Ancak bu kişiler kendi egolarını tatmin etmek için bizlere işkence yaptılar. Gardiyan Fırat, 10 saniyede büyük abdestimizi yapmak için bizi zorluyordu. Yemeği bir dakika içinde yememizi istiyorlardı" diye konuştu.

İyi hal indirimi ve erteleme

Yargılamanın sonunda sanık Recep Tekin, 5 askere karşı 'basit yaralama' suçundan, iyi hal indirimi yapılarak, 5 kez, 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirilmiş olması ve kişilik özelliklerini dikkate alan mahkeme, cezanın ertelenmesine karar verdi.

Mahkeme: İşkence değil, basit yaralama

Gerekçeli kararı açıklayan Mahkeme, Uğur Kantar'ın dövüldüğü sırada gece gardiyanı olan Recep Tekin'in istirahatte olduğunu kaydetti. Sanığın işkence sonucu ölüme ilişkin bir eylemi olmadığını belirten mahkeme heyeti, sanık ve maktul arasında öldürmeyi gerektiren bir husumetin bulunmadığını vurguladı. Kararda, Recep Tekin'in 5 askere yönelik eyleminin işkence değil, 'basit yaralama' suçunu oluşturduğu kaydedildi.

Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi, 24 Mayıs 2014 günü açıkladığı kararda, Kantar'ı işkenceyle öldürüldükleri gerekçesiyle, Fırat Keser ve Ayhan Arslan'ı ömür boyu hapis cezasına çarptırmıştı.

HABER/SEDAT IRMAK 


Haber okunma sayısı: 128

Haberin etiketleri:

etiket


Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

DİYARBAKIR - HAVA DURUMU

DIYARBAKIR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ